(5510 S. K. m. 4, 86, Geç. m. 7) (506 S. K. m. 79) (4857 S. K. m. 63)
Dava ve Karar: Dava, sigortalı çalışma süresinin tespiti ile prime esas gerçek ücretinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
"Davacı vekili dava dilekçesiyle müvekkilinin içmimar olarak davalı şirketinde aylık net 3.500,00 TL ücretle çalıştığını, ayrıca gelen tüm müşterilerden elde edilecek hizmet bedelinin %50 si olarak anlaşıldığı, SGK primlerinin bazı aylar asgari ücretle kısmen bazı aylar da hiç gösterilmediği, 14.05.2014 tarihli ihtarnameyle iş akdinin feshedildiği, işe başlama tarihinin Şubat 2011 tarihi olduğu, bu nedenle eksik ve gerçek maaştan daha düşük bildirilen çalışma ve hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalılardan ... Grup Yapı San. Tic. Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde davacının şirkette tam zamanlı çalışmadığını, davacının ortağı olduğu şirketler olduğunu, ayrıca kendi adına işler alarak bağımsız çalışmalarının da olduğunu, davacının şirkette haftada bir gün yada bazı aylar 2-3 gün çalışmalarının olduğunu, ücretinin asgari ücret olduğunu, davacının 13.06.2011-31.12.2012 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğunu, 02.05.2012-11.09.2012 tarihleri arasında da mecburi sigortalılık süresinin olduğunu, ayrıca davacının 06.12.2013 tarihinde kurulan ... İnş.Emlak Mad.Tur.Tek.San.Tic.Ltd.Şti.’nin de kurucu ortağı olduğunu, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalılardan Kurum vekili, cevap dilekçesinde davacının hangi tarihte işe başlayıp hangi tarihte ayrıldığını, ay, gün ve yıl olarak açıklaması gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından kurum kayıtlarının esas olduğunu, işyerinin yasa kapsamında olup olmadığının araştırılmasını, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak iddianın ispat edilemeyeceğini, bordroların celp edilmesi gerektiğini, bordrolardaki imzaların davacıya ait olması halinde davanın reddolunmasını, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışma iddiasının yazılı delille ispatlanmasını, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, ücret konusunda dinlenen tanık beyanlarının, çalışıldığı iddia edilen işyerinin kapasite ve niteliği gözetilerek değerlendirilmesini davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davanın kabulü ile;
a) Davacının davalı şirkete ait işyerinde Kurum kayıtlarında görülen çalışmalar haricinde 02/05/2012 - 11/09/2012 tarihleri arasında 129 gün çalıştığının tespitine,
b) Hem yukarıdaki karar kapsamında olan süreler ve hem de Kuruma bildirilen dava konusu süreler yönünden geçerli olmak üzere davacının aylık net ücretinin 3.500 TL olduğunun tespitine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince, “İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 02/04/2019 tarihli, 2018/576 Esas - 2019/121 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı ... Grup Yapı San. Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının asgari ücretle haftada 1-2 gün iş yerinde çalıştığını, aksi halde kabul kararı verilse dahi emsalde 3.000,00 TL olarak belirtildiğini ve yıllara göre oranlama yapılması gerektiğini belirterek,
Davalı Kurum vekili; yazılı belge bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuşlardır.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Açıklanan ilkeler çerçevesinde mahkemece, davacının kurum kayıtlarında, dava konusu dönem içerisinde her hangi bir işyerinden bildirim yapılmayan 02/05/2012-11/09/2012 tarihleri arasında 131 gün 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-b kapsamında sigortalı olduğunun görülmesi ve dinlenen tanık beyanlarında, davacının haftanın her günü işe gelmediğinin belirtilmesi dikkate alınarak, çalışmanın geçtiği belirtilen dönemde işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen diğer bordrolu tanıkların beyanlarına başvurulmalı, yapılan araştırmalar sonucu çalışmanın varlığına kanaat getirilmesi halinde, çalışmanın kısmi mi veya tam çalışma mı olduğu tespit edilmeli, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, işyerinde davacı tarafından ne süre ile ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ... Grup Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)