Mahkemesi :İş Mahkemesi
...
Dava, davalı Kurumun borç tahakkuk işleminin zamanaşımına uğraması nedeniyle iptali ile davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozmasına uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Üye ... 'in muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla, 11/03/2021 gününde karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Somut olayda Kurumun alacağının doğduğu mahkeme kararlarının kesinleşme tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 93/2. maddesinde görülen zamanaşımı süresi dolmamış bulunmaktadır. Kararın kesinleştiği tarihten itibaren Kurumun davaya konu prim aslı ve gecikme zammı istenebilir konuma geldiğinden aynı mahiyetteki (Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin, 13/10/2010 tarih 2009/15819 Esas 2010/12439 Karar, 19/01/2012 tarih 2011/14384 Esas, 2012/522 Karar, 14/01/2013 tarihi 2011/6593 Esas 2013/85 Karar, 09/02/2016 tarih, 2015/20115 Esas ve 2016/1584 Karar ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25/06/2012 tarih 2012/13964 Esas, 2012/12303 Karar) sayılı ilamları da gözönüne alındığında mahkeme kararının bozulması gerektiğinden sayın çoğunluk görüşüne katılamamaktayım.
Full & Egal Universal Law Academy