Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının 01/04/1980-30/10/1980 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozmadan sonra yapılan yargılamada bozma gereği yerine getirilmeden, yine eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilerek karar verilmiştir.
Eldeki dosyada; uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıkça “davalı işyerine ait 297801 sayılı işyerine ait dava konusu dönem bordrolarının getirtilmesi gerektiği” belirtilmiş ise de bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde dava dışı 160828 sayılı işyerine ait dönem bordroları getirilmiş, ihtilaf konusu dönemde komşu işyeri kayıtlarında sigortalı çalışma kaydı görülmeyen davacı tanık beyanları dikkate alınarak sonuca varılmıştır. Bununla birlikte, davacının hizmet talebinde bulunduğu 01/04/1980-30/10/1980 tarihleri arası dönemde 14 yaşında olduğu gözetildiğinde çalışmalarının çıraklık statüsünde geçip geçmediği de her türlü şüpheden uzak bir biçimde ortaya koyulmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği 297801 sicil numaralı işyerinin dava konusu döneme ait dönem bordrolarını Kurumdan işyeri sicil numarasını belirterek getirtmek, söz konusu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek beyanlarını almak, davacının dava konusu dönemde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından iş yerinde yapılan işin niteliği, kapsam ve kapasitesi, davacının burada yapmış olduğu çalışmanın iş yerindeki üretime katkısının olup olmadığı yani çalışmanın bir mesleğin öğrenilmesine yönelik olarak çıraklık ilişkisine mi, yoksa diğer çalışanlar gibi üretime yönelik olarak mı gerçekleştiği incelenmek suretiyle çalışma olgusu ve niteliği şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/02/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy