Dolandırıcılık suçundan sanık Tahir'in yapılan yargılanması sonunda: TCK.nun 503/1, 522 maddeleri gereğince 4 ay hapis ve 100.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair (Denizli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 22.3.2001 gün ve 1997/220 Esas, 2001/708 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 8.5.2002 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 3.3.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden oluşmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, somut olayda da; sanığın önceden doğmuş borcuna karşılık, kooperatif hissedarı olmadığı halde varmışçasına hisse devrine ilişkin sahte belge düzenlemek şeklinde kabul edilen fiilinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı aldatıcılık yeteneğinin bulunması halinde eylemin sahte belge düzenlemek suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı gerekçeyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 7.10.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy