11. Ceza Dairesi 2005/12264 E., 2007/8780 K.
"İçtihat Metni"
Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık Halim'in 765 sayılı TCK'nın 342/1, 80, 59 ve 95/2. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün ağır hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin (Sakarya Birinci Ağır Ceza Mahke-mesi)'nin 04.03.2004 gün ve 2003/41 Esas, 2004/34 sayılı kararın süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılıgı'nca 5320 sayılı Yasa'nın 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra yeniden yapılan yargılaması sonunda: 765 sayılı TCK'nın 342/1, 80, 59 ve 95/2. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair (Sakarya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 15.09.2005 gün ve 2005/163 Esas, 2005/217 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 22.12.2005 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle, sanık müdafiinin 19.09.2005 havale tarihli dilekçesi ile vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun sübuta ermediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-
5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde, 765 sayılı Yasa'nın 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın sübuta eren, kendisini İsmail olarak tanıtıp aldığı kümes malzemesi karşılığında, katılan N... Tarım ve Tavukçuluk Ticaret Limited Şirketi'ne toplam 450.000.000 lira bedelli 2 adet sahte bonoyu aynı anda ve aynı isimle düzenleyip vermesi eyleminde, 765 sayılı Yasa'nın aksine, 5237 sayılı Yasa'nın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanmayacağı gözönüne alınıp buna göre, kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa'nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Yasa'nın 43. maddesinin aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-
Adli emanetin 2003/107 sırasında kayıtlı suça konu senetlerin dosya içine konulmaması,
3-
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.04.2004 gün ve 47/101 sayılı kararında da açıklandığı üzere, vekalet ücretinin asil yerine vekil lehine hükmolunması,
4-
Kabule göre de; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın sanık lehine olduğunun kabulüne rağmen, cezanın ertelenmesi isteminin, sonucu itibariyle sanık lehine olan 647 sayılı Yasa'nın 6 yerine 5237 sayılı Yasa'nın 51. maddesindeki gerekçeler de sayılmak suretiyle reddine karar verilerek karma uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 03.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.