MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: ...: Beraat,
..., ..., ..., ..., ...:: Sahtecilik suçundan ; 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 43,63, 53/1. maddleri uyarınca beş yıl yedi ay on beş gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak kullanımından yoksun bırakılmalarına, Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d, 35, 52, 63, 53/1. maddeleri uyarınca bir yıl altı ay hapis ve 3.000 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak kullanımından yoksun bırakılmalarına dair.,
...: Sahtecilik suçundan ; 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 43, 39/1,63, 53/1. maddleri uyarınca iki yıl dokuz ay yirmi iki gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak kullanımından yoksun bırakılmasına, Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d, 35, 52, 39/1, 63, 53/1. maddeleri uyarınca dokuz ay hapis ve 1.500 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak kullanımından yoksun bırakılmasına dair.,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2007 gün, 178-sayılı kararında açıklandığı üzere, kısa kararın yer aldığı duruşma tutanaklarının son sayfasının hükme iştirak etmiş üye hakimlerce imzalanmış olması nedeniyle tebliğnamedeki bu yöne ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I-O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan beraat kararına, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin sanıklar hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçlarından kurulan mahkümiyet kararlarına yönelen temyiz itirazlarında;
Sanık ... hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul edilmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat kararına, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarında;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06.02.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve O yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III-Sanık ... müdafiinin “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Savunma, savunmayı doğrulayan, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre, şoför olan ve ücreti karşılığında diğer sanıkları istedikleri yerlere götürdüğüne ilişkin beyanları hayatın olağan akışına uygun olan sanığın, suça katıldığına ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi..