MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : ...: 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52, 53/1-abcde maddeleri gereğince 2 yıl hapis, 1.200 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu..
...: 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62/1, 52, 53/1-abcde maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis, 1000 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu..
I-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde Incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın sübutun bulunmadığına,suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasa uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.07.2009 gün ve 2009/163 esas, 2009/202 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kurumu, denetim süresi içinde kasten bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni olan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmak zorunda olup sanığın kayden sabıkasız olduğu ve objektif koşul yönünden bir engel bulunmadığı cihetle;tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2
Yapılan yargılamaya toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanığın sübutun bulunmadığına,suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hükümden sonra, 8.2.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy