MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik
HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 347/1, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 540.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin, senedin icra takibine konulduğu tarih olan 27.06.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
765 sayılı TCK.nun 347. maddesinin uygulanabilmesi için, failin gerçek bir olayın kanıtlanmasını sağlamak amacıyla hareket etmiş olmasının gerekeceği, bununla beraber kanıtlanmak istenilen olayın esasta doğru ve gerçekliği koşul olmayıp, failin iyi niyetle bu olayın doğruluğuna inanmasının yeterli olduğu, zira yasa kanıtlanmak istenilen olayın gerçek olmasını değil, failin belirli bir saikle (haklı olduğu subjektif inancı ile) hareket etmiş bulunmasını yeterli saydığından; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları, tanık ...’ın, katılanın borcu nedeniyle sanık tarafından keşide edilen çekin kendisine verildiği ve bu çekin ödenmemesi nedeniyle sanık aleyhine icra takibinde bulunduğuna ilişkin yeminli beyanı, sanığın suça konu senet nedeniyle katılan aleyhine Bor İcra Müdürlüğü nezdinde yaptığı icra takibinin, tanık ...’ın sanık aleyhine Kayseri 3. İcra Müdürlüğü nezdinde çek nedeniyle yaptığı icra takibinden sonra olması, katılanın tanık ...’a borçlu olduğunu kabul etmesi hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 347. maddesindeki suçu oluşturacağına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 27.06.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlamış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK. nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy