11. Ceza Dairesi 2008/4307 E., 2008/10114 K. BAŞKA BİR MÜDAFİİ GÖREVLENDİRİLMESİ LEHE OLAN YASANIN TESPİTİ MÜDAFİİ TAYİNİ RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 150 ] 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 204 ] 5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ]
"İçtihat Metni"
Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık C…
… A…
…'ın yapılan yargılaması sonunda: Mahkümiyetine dair İ…
… 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2006 gün ve 2004/476 Esas, 2006/5 Karar sayılı hükmün yasal süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının red isteyen 01.04.2008 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle mahkeme tarafından İstanbul Barosu'na müdafii tayini için yazı yazılmadan sanığın sorgusunun yapıldığı 21.10.2005 günlü duruşmada avukat A.. K..'nun 5271 Sayılı CMK'nun 150/3. maddesi gereğince sanığa re'sen müdafii tayin edildiği, hükmün de verildiği bir sonraki duruşma tarihi olan 26.1.2006 günlü celseden haberdar olduğu halde müdafiin duruşmaya katılmadığı, sanığın da hazır bulunmadığı, hükmün adı geçen müdafiine tebliğ edildiği halde yasal süresinde temyiz de etmediği, sanık tarafından avukat A.. K..'ın vekaletname verilmek suretiyle görevlendirdiği ve hükmün sanıkça atanan müdafii tarafından 17.2.2006 havale dilekçeyle temyiz edildiği, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 10.06.2008 gün ve 2008/9-148 Esas ve 2008/169 sayılı kararında açıklandığı üzere, CMK'nun 150.maddesinin 3.fıkrası uyarınca mahkemece sanığa müdafii olarak görevlendiren avukat A.. K..'nun duruşmayı takip etmeyerek görevini yerine getirmekten açıkça kaçındığı anlaşıldığından ve zorunlu müdafiiyle ile sanık arasında CMK anlamında hukuken geçerli bir müdafilik ilişkisi kalmadığından sanığın vekaletnameli müdafiinin temyizinin yasal süresinde olduğu kabul edilip, dosya incelenerek gereği görüşüldü:
1-Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesinde öngörülen resmi evrakta sahtecilik suçunun üst sınırının 5 yıl hapis cezasını gerektirmesi karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii duruşmada hazır bulunmadığından, aynı yasanın 151.maddesi uyarınca derhal başka bir müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek sanık müdafiinin yokluğunda mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy