MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, adli görevi kötüye kullanmak,
HÜKÜM : Mehmet Barışer:5237 SK 204/1,53/1 mad göre 3 yıl hp ve hak yoksunluğu, vekalet ücreti
...:765 SK 230/1,59/2,72,647 SK 4-6 mad göre 525.00 YTL apc, erteleme
Sanık ... hakkında 24/11/2006 tarihli ek iddianame ile Ahmet Kaya ya yönelik dolandırıcılık suçundan açılan davada doğrudan zarar görmeyen Necriye Gündoğan vekilinin temyiz itirazlarının sanıklardan ... hakkında adli görevi kötüye kullanmak ve ...'le ilgili olarak 2003/132-155 sayılı dosyada dolandırıcılık ve asıl dosyada resmi evrakta sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu kabulüyle yapılan incelemede:
Dairemizin bozma ilamında belirtilen birleşen 2003/132-155 sayılı dosyada sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası ile ilgili herhangi bir karar verilmemiş ise de, mahkemece bu konuda her zaman karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
1-5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan lehe hüküm belirlenirken mahkemece, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin olunacağından 765 Sayılı TCK.nun 342/1. maddesi ile 5237 Sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezaların üst sınırları nazara alınarak 5237 Sayılı TCK.nun sanık ... lehine olduğu değerlendirildiği ve önceki hükümde 765 sayılı TCK.nun 342,59,81. maddeleri ile ceza tayin olunduğu, aleyhe temyiz bulunup 5237 sayılı Yasanın 3,61/1-e maddesi de gözönüne alınarak hüküm kurulduğu cihetle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak,toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'e yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebepler bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların
denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve sanık ... müdafiinin yetersiz delillere dayanıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ... müdafii ile katılan vekilinin bu sanıkla ilgili hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen ve değişen suç vasfına göre görevi ihmal suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 28.03.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy