MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanığın 5237 s.Y. nın 204/1. maddesine göre 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına
5237 s.Y. nın 157/1, 52/2. maddelerine göre 2 yıl hapis ve 4000 YTL APC ile cezalandırılmasına, verilen cezaları 5275 s.Y.nın 99. maddelerine toplanarak sanığın 5 yıl hapis 4000 YTL APC ile cezalandırılmasına
1- Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyiz incelemesinde; adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşılan sanık hakkında 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulandığında 765 sayılı TCK.nun 81. maddesi uyarınca yapılacak artırım ve cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.na göre yapılan uygulama sonuç ceza miktarı itibariyle lehe olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri
uyarınca sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan sanığın mahkumiyetine karar verildiği 17.07.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.