MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Emniyeti kötüye kullanma-Sahtecilik- Dolandırıcılık
HÜKÜM : ...: 1-Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçundan: TCK 223/2 maddesi gereğince; BERAATİNE.
2-Güveni kötüye kullanmak suçundan: TCK 155/2, 43, 53/1-2 maddeleri gereğince; 3 yıl hapis ve 3.000 YTL adli para cezası, yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına
..., Sanık ..., Sanık ..., Sanık ..., Sanık ...: TCK 223/2 maddesi gereğince; ayrı ayrı BERAATLARINA.
Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında “dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” diğer sanıklar hakkında “dolandırıcılık”, “özel belgede sahtecilik”, “hizmet nedeniyle emniyeti suistimal” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanıklara yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 16.01.2004,30.01.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye
2
dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanık ... hakkında “hizmet nedeniyle emniyeti suistimal” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Hükmolunan ceza süresi nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına,teselsül hükümlerinin uygulanamayacağına, fazla ceza verildiğine ilişen,katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
Adli para cezasına hükmolunması sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme,1.fıkrada sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan maddedeki tüm haklardan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının adli para cezasının tayinine ilişkin kısmına “150 tam gün adli para cezasının” ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı TCK.nun 52.maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi ve 53/1 Maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy