MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : ...; 765 sayılı TCK 250/3, 59/2 maddelerine göre 10 ay hapis cezası
..., 765 sayılı TCK 356, 59/2 maddelerinin 27 kez uygulanması suretiyle 27 kez 2 ay 15 gün hapis cezası ve içtimaen 67 ay 15 gün hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
...; 765 sayılı TCK 356, 59/2 maddelerinin 23 kez uygulanması suretiyle 23 kez 2 ay 15 gün hapis cezası ve içmimaen 57 ay 15 gün hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
Kursa katılmadıkları ve eğitim görmedikleri halde adlarına “motorlu taşıt sürücü sertifikası” nı sahte tanzim ederek diğer sanıklara verip bu belgelere dayanarak ilgili trafik idaresinde sürücü belgesi düzenlenmesini sağlamak şeklinde sübutu kabul edilen sanıklar ... ve ...’ın suçlarının suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK.nun 350.maddesi kapsamında sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık ... hakkında sahte sürücü belgesi düzenletip kullanmak,sanıklar ... ve ...’ın ..., ..., ..., ... adına düzenlenen ayrıca sanık ...’ın ... adına düzenlenen sahte sürücü belgelerinden dolayı mahkumiyetlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle
Karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafiilerinin suçların unsurları itibariyle oluşmadığına, suç kasıtları bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanıklar Ali ve Hüseyin hakkında teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükümlerinin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ...’ın ..., ..., Adnan Karaaslan, ..., ..., ..., ..., Nurten Ceceli, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., adına ayrıca sanık ...’ın ..., ..., ... adına düzenlenen sahte sürücü belgeleri nedeniyle mahkumiyetlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği sırasıyla 12.02.2004, 20.10.2003, 12.02.2004, 15.12.2003, 10.07.2003, 15.12.2003, 8.03.2004, 10.03.2004, 15.12.2003, 15.12.2003, 10.10.2003, 24.02.2004, 07.10.2003, 26.02.2004,07.10.2003, 09.10.2003, 27.08.2003, 10.02.2004, 08.04.2003, 08.01.2003, 20.01.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,sanıkların müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 14.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy