MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanığın, Almanya'da araç sahibi olmadığı halde 1988 model 250 D tipi Mercedes marka otoyu 21 Kasım 1997 tarihinden önce edinmiş gibi 05.06.1997 tarihli sahte sahiplik belgesiyle bedelsiz ithalat rejiminden yararlanarak Türkiye'ye ithal ettiği ve aşamalarda değişmeyen savunmasında; Almanya'da tanışıp-görüştüğü ... adlı kişiye "permi hakkını" devrettiği, ... adlı şahsın ona uçak biletlerini gönderip Ankara'ya daveti üzerine, ...'nde belgelere imza attığını, adına ithal işlemleri yapılan otonun devri için vekaletname verdiğini, diğer işlemlerden ve otonun gümrükten alınarak tescil edilip edilmediğinden haberinin olmadığını, suça iştirak etmediğini sadece permini hakkını devrettiğini düşünerek hareket ettiğini ileri sürmesi karşısında öncelikle Gümrük Müsteşarlığı "Soruşturma Raporu"nun 43 ve devam eden sayfaları içeriği nazara alınarak sanık (ithalatçı) ve suç ortakları olarak nitelenen ..., ... haklarında "Teşekkül Halinde Kaçakçılık" ve "Sahte Belge Düzenlemek ve Kullanmak" suçlarından soruşturma yapılıp yapılmadığı, iddianame düzenlenip düzenlenmediği, dava açılmışsa ne şekilde yürütülüp sonuçlandırıldığı hususunun açıklığa kavuşturulması, ayrıca (İpsala Giriş Gümrüğüne sanık müdafii ... tarafından sürülerek 25.08.1999 tarihinde getirilen) aracın Gümrük Müsteşarlığı "Taşıt Takip Programına" göre giriş-çıkış kaydının bulunmadığı ve soruşturmacı kurumun "araçla ilgili yurt dışı bilgi talebine cevap alamadığı" suça konu aracın ithal edildikten kısa bir süre sonra Bursa 10.Noterliğindeki 24.09.1999 tarihli satışla sanık müdafii İsmail Kırcalı tarafından ... adlı alıcıya satıldığıda nazara alınarak; somut olay açısından savunmada belirtildiği gibi "permi hakkının" devrinin mümkün olup olmadığının mümkünse hangi koşullara bağlı olduğunun ve şekil şartlarının Gümrük Müsteşarlığı'ndan araştırılması ..., ..., ...., ... ve ... adlı kişilerin gerçekte olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, sanığın babası Sait'in ve yukarda ismi geçen ve varlıkları tespit olunduğu takdirde bu şahısların olay hakkında tanık sıfatıyla dinlenilmeleri tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi, ,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy