MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, 1136 S.Y.ya muhalefet
HÜKÜM : Sanığın, 1136 S.Y.nın 63/3, 5237 S.Y.nın 62/1, 52/2 ve 53.mad.göre 10 ay hapis ve 2500 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 157/1, 62/1, 52/2 ve 53.maddelerine göre 14 kez 10 ay hapis ve 1000 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 204/1-3, 62/1 ve 53. maddelerine göre 5 kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 207/1, 62/1 ve 53.maddelerine göre 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
I- Sanığın katılan ..., şikayetçiler ..., ... ve mağdur ... Saka'ya yönelik resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerine ilişkin kararların kesinleşme ve infaz tarihlerini içeren onaylı örnekleri getirtilip incelenerek, tekerrür koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması isabetsizliği, sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmayacağı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- A)Sanığın mağdurlar ... ve ...'a yönelik dolandırıcılık ve şikayetçi ...'a yönelik 1136 sayılı Avukatlık Kanununa aykırılık eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet; kararlarının incelenmesinde;
1- Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. Desise ise maddi nitelikteki fiil ve hareketlerle mağduru hataya düşürmek için kullanılan aldatıcı vasıtalardır. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu kandırıcı davranışlarla yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde sanığın yanına sekreter olarak işe giren ancak polisin aynı gün sanığı yakalaması nedeniyle zararı ve şikayeti bulunmadığını ifade eden mağdur ... Şık ile gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamalarında hiç dinlenmeyen bu nedenle sanığın kendisine karşı olan eylemlerinin neler olduğu belirlenemeyen mağdur ... Saka'yı sanığın ne tür hileli davranışları ile kandırarak dolandırdığı açıklanmadan, yazılı şekilde mağdurlar ... Şık ve ... yönünden de dolandırıcılık suçundan mahkumiyete hükmolunması,
2- Gerçekte avukatlık ruhsatı bulunmamasına karşın şikayetçi ... adıyla avukatlık yapıp düzenlettirdiği içeriği itibariyle sahte vekaletnamelerle bir kısım katılan ve şikayetçileri iş ve davalarına bakacağı izlenimi uyandırarak, onları kandırıp menfaat sağlayan sanığın eyleminin bir bütün halinde haksız yarar sağladığı katılan, şikayetçi ve mağdurlara karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçu kapsamında bulunduğu gözetilmeden, ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 63/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
a- Dolandırıcılık suçları nedeniyle kurulan hükümlerde, TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, ayrıca gerekçe gösterilmeden, 157/1. madde ile tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza yanındaki gün adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi,
b- 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 63. maddesinde öngörülen “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş yüzbin liradan beşmilyon liraya kadar adli para cezasının” suç tarihlerinden sonra 5728 sayılı Yasanın 334. maddesi ile “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası” olarak değiştirildiği gözetilerek, lehe yasanın denetime olanak verecek biçimde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c- 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 63/3. maddesi gereğince “takdiren suçun işleniş biçimi nazara alınarak asgari hadden” hüküm kurulacağı belirtilerek hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle fazla ceza tayini,
B)- Sanığın katılan ...'a yönelik resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları ile katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ile şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın, katılan ... vekili Av. ... sıfatıyla Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/36376 soruşturma sayılı evrakına dilekçe verip ekinde de katılana Noterde düzenlettirdiği sahte noter vekaletnamesini sunmasından ibaret eyleminin teselsül eden tek bir resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturup 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3 ve 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, resmi evrakta sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilerek fazla cezaya hükmolunması,
2- Sanık hakkında katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçları nedeniyle TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, ayrıca gerekçe gösterilmeden, 157/1. madde ile tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza yanındaki gün adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 16.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
S.T.
Full & Egal Universal Law Academy