MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi evrakta sahtekarlığı, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ...: 765 sk.nun 64/1 maddesi delaleti ile 339/1, 59/2 maddesi gereği 2'şer yıl 6'şar ay hapis
Sanık ...: 765 s.k.nun 240, 59/2, 95/2 maddesi gereği 10 ay hapis, eski hükümlülüğünün aynen infazı
Mahkemece lehe yasanın tespiti açısından yapılan karşılaştırmada bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, Sanık ..., ... ve ...'e yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfının tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... ile diğer sanıklar müdafiilerinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...'e yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı
itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme
tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy