MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik
HÜKÜM: TCK.nun 350/1-3, 59/2 Mad. Uyarınca 10 ay hp.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK. nun 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup;yoklukta verilen hükümde “yasa yolunun süresinin,başlama tarihinin ve başvuru yapılacak mercinin” gösterilmemesi ve hükmün dosyada vekaletnamesi bulunan müdafii R.Engin Şancı yerine sanığa tebliğ olunması nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, sanığın mahkumiyet hükmüne yönelik 29.03.2006 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek, mahkumiyet hükmü kesinleşmediği halde,evrak üzerinden uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair verilen 14.04.2006 tarihli karar da yok hükmünde olup, hukuki değerden yoksun bulunduğundan, 06.07.2005 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “sürücü belgesinde sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilen 06.07.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.