Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Cide Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/08/2010 tarihli ve 2010/175 soruşturma, 2010/231 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 20/11/2010 tarihli ve 2010/919 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Müşteki ... vekilinin 22/03/2010 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, şüphelinin müvekkiline ait araziyi kiralamış gibi göstermek için, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği kira sözleşmesine müvekkilinin yerine imza atmak suretiyle sahte belge düzenlediğini ve bu belgeyi Tarım İlçe Müdürlüğüne vererek doğrudan gelir desteğinden yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, yine bu belgelerin düzenlenmesi sırasında köy muhtarının da gerçeğe aykırı düzenlediği belgeler var ise hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını iddia etmesini müteakip, Cide Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin ifadesi ile köy muhtarı ve ihtiyar heyetinden oluşan tanıkların ifadelerine dayanarak, kira sözleşmesinin gerçeğe aykırı olmadığı sonucuna varılıp, müştekinin soyut iddiası dışında bir delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde gerçeğe aykırı kira sözleşmesi oluşturulmasında dahil olan diğer kişiler hakkında da işlem yapılmasını talep etmiş olması karşısında, imza incelemesi yaptırılmadan, bu kişilerin tanıklıklarına istinaden suçun oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği, elde edilecek bilgi ve belgeler ışığında şüphelinin hukuki durumunun kamu davasını görecek mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24.06.2011 gün ve 2011/8533/36165 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 15.08.2011 gün ve KYB.2011241835 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Şikâyet dilekçesinde işlendiği ileri sürülen eylemin niteliğine, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy