Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 510, 59. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/1978 tarihli ve 1978/300-674 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, arşiv kaydının adlî sicil kayıtlarından çıkarılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 02/12/2010 tarihli ve 2010/274 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin ikinci fıkrasındaki, "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24.06.2011 gün ve 2011/8487/36075 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2011 gün ve KYB.2011/241853 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Adli sicil kaydına konu suçun niteliğine, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.