MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
Dolandırıcılık
HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... : 5237 s.y. TCK. md. 204/2, 62/1, 53 (2 yıl 6 ay hapis cezası)
2- Sanık ... : 5237 s.y. TCK. 204/2, 62/1, 53 (2 yıl 6 ay hapis cezası), 158/1-k, 62/1, 52/2, 53 (1 yıl 8 ay hapis ve 200 YTL adli para cezası
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.02.2007 gün, 5/46/39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK.nun 232/6.maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup, Sanık ... ile müdafiinin gıyabında verilen kararda yasa yolu süresi, başlangıç tarihi ile başvuru şekli gösterilmediğinden temyiz süresinin işlediğinden bahsedilemeyeceği cihetle; sanık müdafiinin temyiz isteminin süre yönünden reddi ile sanık ... hakkında tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişen tebliğnamedeki düşüncelere iştirak olunmamıştır.
I-C.Savcısının sanık ... hakkında “nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçuna ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyanın incelenmesinden "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" suçundan hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; bu konuda her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüş olup, temyizen incelenerek bir hüküm bulunmadığından O yer Cumhuriyet savcısının konusu olmayan temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- C.Savcısının sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik suçundan 2 kez hüküm kurulması gerektiğine ilişen temyiz itirazı ile sanıklar ...,Mustafa Sürül,... ile sanıklar Mustafa Sürül, ..., ...,... müdafilerinin sanıklar hakkındaki “memurun resmi belgede sahteciliği”suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanık ... hakkında Üsküdar C.Başsavcılığı’nın 25.01.2002 tarih ve 1999/179 hazırlık iddianamesi ile 08.08.1998 ve 13.09.1998 tarihlerinde ayrı ayrı iki kez “resmi belgede sahtecilik” suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı incelenen dosyaya göre yüklenen her iki suçunda ayrı ayrı oluştuğu gözetilmeden eylemlerin kül halinde tek bir sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2 -Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği, 765 Sayılı TCK. nun 339/1, 59/2 ve 5237 Sayılı TCK. nun 204/2, 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç cezalar eşit ise de; 5237 Sayılı TCK’ nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 Sayılı TCK. nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezalarının infazı süresince anılan maddedeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı O yer C.Savcısı ile sanıklar ...,Mustafa Sürül,... ile sanıklar Mustafa Sürül, ..., ...,... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 325.maddesi uyarınca 2. nolu bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ... ’ a da sirayet ettirilmesine,12.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy