MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
I- Cumhuriyet Savcısının sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan beraat hükmüne ve sanık ... müdafiinin de vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yönelen temyiz itirazlarında;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.11.2001 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Cumhuriyet Savcısının sanıklar hakkında "resmi evrakta sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükmüne ve sanık ... müdafiinin de vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
1-Şikayetçini aşamalardaki beyanlarında kendisini tanımadığını söylediği sanık ...'in 01.11.2003 tarihli sorgusunda, suça konu çeki sattığı mal karşılığında şikayetçi ...'dan ve Salim Çalışkan'dan aldığını, çeki şikayetçinin bizzat imzalayıp verdiğini ve ticari ilişki nedeniyle diğer sanık ...'a ciro ettiğini beyan etmesine rağmen bilirkişi raporunda çekteki keşideci imzasının şikayetçinin eli ürünü olmadığının belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, hakkında 01.10.2004 tarihli oturumda suç duyurusunda bulunulan Salim Çalışkan hakkında yapılan soruşturmanın akıbeti araştırılarak, adı geçenin gerçek bir kişi olup olmadığı sanıkla aralarında bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı da belirlendikten sonra ve çekten yararlanan kişilerin sanıklar olduğu da gözetilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2-Kabule göre; 1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy