MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık,Resmi Evrakta Sahtecilik
HÜKÜM : 765 s.y.TCK.md.503/1,522,59 ( 2'şer yıl 2'şer ay 20'şer gün hapis ve 3.888 YTL adli para cezası )-5237 s.y.TCK.md.204/1,62,53 ( 2'şer yıl 1'er ay hp cezası)
I-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın eylemine uygun bulunan ve suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 204/1,62 maddeleri ile tayin olunan 2 yıl 1 ay hapis cezasından açıkça aleyhe olması karşısında; lehe yasanın hatalı belirlendiğinden bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Hükmolunan ceza süresi nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231.maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3 maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suça katılmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği Aralık 2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıkların müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
III-Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçeye ve takdire göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2008 gün ve 148/169 sayılı kararında da açıklandığı üzere, yargılama esnasında başka suçtan yargı çevresi dışında hükümlü bulunan sanık ...’ın 5271 sayılı CMK.nun 196 maddesine aykırı olarak duruşmada hazır bulundurulması sağlanmadan, istanabe yoluyla savunması alınarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy