MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişi hüviyet ve sıfatına ilişkin yalan beyan
HÜKÜM : TCK nun 343/1, 80 mad göre neticeten 9 ay hpc
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK. nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; Mahkemenin 14.10.2010 günlü kararında temyiz süresinin başlangıcının, gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, sanığın temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2008 gün ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Ceza Yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliklerinden getirtilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenilirliğini de denetlemek durumundadırlar. Güvenilirliğin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında dosya içersinde bulunan ve başka bir soruşturma evrakından alındığı anlaşılan bazı soruşturma evraklarının onaysız fotokopi olduklarının anlaşılmış olması karşısında; bu evrakların asılları ya da onaylı suretlerinin getirtilmeden onaysız olan evraklara dayanılarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy