MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet (Sahte Belge Düzenlemek)
HÜKÜM: 2002 yılında işlenen Sahte belge düzenlemek suçu nedeniyle: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
2003 yılında işlenen Sahte belge düzenlemek suçu nedeniyle: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. 2004 yılında işlenen Sahte belge düzenlemek suçu nedeniyle: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. 2005 yılında işlenen Sahte belge düzenlemek suçu nedeniyle: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 maddesi, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğincesanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
I-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 31.12.2002 ve 31.12.2003 suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4,
104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında 2004 ve 2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafiin temyiz itirazlarına gelince:
1-Sanığın savunmasında belirttiği şirketin diğer ortağı Tarık Aşur ile onun amcasının oğlu olduğu belirtilen şirket muhasebecisinin kimliğinin tespiti ile anılan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenip olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin tespiti ile ilgili vergi dairesinden KDV beyannamelerinin kimin tarafından verildiği araştırılıp gerektiğinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-01.06.2005 gün yürürlüğe giren 5252 Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, ne şekilde uygulama yapıldığı denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden ve 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken hak yoksunluklarının 765 sayılı TCK’da bulunmaması itibariyle aleyhe olduğu dikkate alınmadan 5237 sayılı Yasa uyarınca yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre:
3-Birden fazla sahte fatura düzenlenmesi nedeniyle eylemlerinin teselsül ettiğinin ve fatura sayısı ile sanığın kastıda gözönüne alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy