MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 268/1.madde delaletiyle 267/1, 62/1, 53.maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin
Sanığa yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin tebligatın yapıldığı 27.03.2007 tarihinde cezaevinde olduğu anlaşılmakla usulsüz olduğundan; infaza başlanılması üzerine hükmü öğrendiği 20.04.2008 tarihinden sonra 25.04.2008 tarihli dilekçesi ile vaki temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan inceleme gereği görüşüldü:
Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyetlerinin bulunması nedeniyle hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı bir sebebin bulunmadığı azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, lehine olan farklı bir ceza verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy