MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 765 sayılı TCK 342/1 mad iki kez uygulanması ve içtima sonucu 4 yıl hpc ilişkin hükme yönelik temyiz itirazınının reddine dair 09.03.2010 tarihli ek karar
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK.nun 232/6 madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmemiş olması nedeniyle sanığın temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, hukuki değer taşımayan 09.03.2011 gün ve 2008/253 Esas, 2010/1570 Karar sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Kendisinden daha önce alışveriş yapan ve borçlarını ödeyen katılanları borçlu, birlikte iş yaptığı diğer sanık ...'ı da alacaklı göstermek suretiyle iki ayrı senet düzenleyerek, hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık ...'a veren sanığın, yenilenen suç kastı ile gerçek kişileri borçlu göstererek birden fazla sahte senet düzenlemiş olması nedeniyle suçun mağduru olan gerçek kişi sayısınca resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine ilişkin kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 no'lu düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-)Belgede sahtecilik suçlarında belgenin aldatma niteliğine sahip olup olmadığının tespiti mahkemeye ait olduğundan, aslı adli emanette olan suça konu senetler getirtilerek incelenmesi, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, gerekçeli kararda aldatma yeteneğinin tartışılması ve denetime olanak verecek biçimde senetlerin dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.02.2005 gün ve 2005/6-16-14 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın her bir katılana karşı işlediği resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı TCK.nun 342/1 maddesinin iki kez uygulanmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK. nun 230-232. maddelerine aykırı olarak toplu hüküm kurulması,
3-)765 sayılı TCK.nun 31. maddesine göre her bir suç nedeniyle hükmolunan üç yıl ve daha fazla hapis cezaları için aynı Kanunun 20. maddesi gereğince kamu hizmetlerinden geçici olarak yasaklanma cezası verilebileceği ve 765 sayılı TCK. nun 20. maddesinde 3679 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle 31. maddenin 2. fıkrasındaki geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının 5 yıl olan üst sınırı 3 yıla indirildiğinden TCK. nun 31. maddesi uyarınca hükmolunan kamu hizmetlerinden geçici olarak yasaklanma cezasınını 3 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeden, iki ayrı suç nedeniyle verilen toplam ceza miktarı esas alınarak 765 sayılı TCK.nun 31. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
4-)Sanığa ait adli sicil kaydı getirtilip incelenerek, hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231 ve TCK. nun 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy