Sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/05/2010 tarihli ve 2009/73944 soruşturma, 2010/31553 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 01/11/2010 tarihli ve 2010/2015 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Şüpheliler hakkındaki sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan dolayı yapılan soruşturmada olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerden ... hakkında benzer suçlardan dolayı açılmış davalar bulunduğu, kendilerini galerici veya komisyoncu olarak tanıtarak güven sağlayan şüphelilerin araçlarını satmak için internete veya gazetelere ilan veren müştekilerle irtibata geçerek, aracı bir başkasına satmak için vekaletname lazım olduğundan bahisle müştekiden vekaletname aldıkları, karşılığında tahsil imkanı bulunmayan senetler verildiği, senetlerin arkasına az miktarda da olsa peşinat verildiğine dair şerh düşüldüğü, şüphelilerden ...'nun müştekinin Ankara 14. Noterliğinin 25/05/2009 tarihli ve 04539 yevmiye nolu vekaletnamesi ile aracı şüpheli ...'a sattığı, onun da aracı diğer şüpheli ...'ye 27/05/2009 tarihli Ankara 37. Noterliğinin 12543 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile satarak şüphelilerin müştekinin aracını devrini sağlamak için birlikte dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, şüphelilerin sahtecilik ve dolandırıcılık ilgili delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 10.05.2011 gün ve 2011/ 5694-26415 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2011 gün ve KYB.2011/210533 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Şikâyet dilekçesinde işlendiği ileri sürülen eylemin niteliğine, kanun yararına bozma isteminin kapsamına ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.