Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 16.660,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 231/8 fıkrasının c bendinde belirlenen yükümlülüğü (1 yıl süre ile haftada 8 saati geçmemek kaydı ile ağaç dikme işlerinde çalıştırılmasına) yerine getirmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğe aykırı davranılması halinde mahkumiyet hükmünün açıklanmasına dair Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2009 tarihli ve 2008/265 esas, 2009/271 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a)Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b)Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c)Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, şeklinde belirlenmiş olup, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde, ağaç dikme işleminin yılın her zamanı mümkün olmadığından, yükümlülüğün her hafta yerine getirilmesinde imkânsızlık bulunduğu gibi, sanıklar hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa muhalif olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 27.06.2011 gün ve 2011/6957-30597 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2011 gün ve KYB.2011/215505 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İddianamedeki sevk ve tavsife, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy