MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevi ihmal
HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında ayrı ayrı uygulanmak üzere, resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK.nun 339/1 ve 80. maddesince 4 yıl hapis cezası
2-Görevi ihmal suçundan sanık ... Sarıca hakkında; Beraat
Temyiz dilekçesinin kapsamına göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının tüm hükümlere, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının ise mahkumiyet hükümlerine yönelik kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
I- Katılan vekilini nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu ve itiraz üzerine Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 17/06/2010 gün ve 2010/583 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemenin reçete sayısının fazlalığını dikkate alarak temel cezanın teselsül nedeniyle artırımında asgari orandan uzaklaşması isabetli görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın, eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin tatbik edilmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Katılan vekilinin sanık ... Sarıca hakkında görevi ihmal suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “görevi ihmal” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 11.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy