MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gerekçeli kararda suç tarihinin 18.11.2009 yerine 29.01.2010 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 tarih ve 2010/1333 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 04.11.2009 tarihinde borcundan dolayı mühürlenen işyerindeki sayacın mührünü 18.11.2009 tarihinde bozarak elektrik kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle kamu davasının açıldığı, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde bu davaya konu 11.02.2010 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden önce işlediği 14.12.2009 tarihli mühür bozma suçundan aynı mahkemenin 13.12.2011 tarih 2010/380 esas ve 2011/857 karar sayılı ilamı mahkumiyetine karar verildiği, bu ilamın 03.05.2012 tarihinde yerine getirildiği, yapılan UYAP sorgulamasında ise Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 gün ve 2010/1327 Esas sayılı iddianamesi ile 25.12.2009 tarihli mühür bozma suçundan kamu davası açıldığı, sanığın Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.07.2010 tarih 2010/69 Esas ve 2010/307 Karar sayılı ilamı TCK 203/1, 62. maddeleri uyarınca adli para cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği ve dosyanın halen temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmakla, mükerrer yargılamaya engel olmak ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti bakımından; yukarıda belirtilen dava dosyaları getirtilip incelenerek, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/69 Esas sayılı dosyanın bu dosya ile birleştirilmesi, incelenen dosyaların iddianame tarihleri ile iddianameye konu tutanak tarihleri tespit edilip, aynı suç işleme kararıyla işlenen mühür bozma eylemleri nedeniyle açılan davalarda hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin düzenlenme tarihi itibariyle kapsadığı eylemler belirlenerek teselsül hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, sanık hakkında mükerrer açılmış dava bulunup bulunmadığı ya da teselsül nedeniyle arttırılacak cezadan önceki cezanın indirilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik soruşturma ile karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de; duruşma tutanağına ve dosyaya yansıyan olumsuz bir hali bulunmayan, kayden sabıkasız olan, suçun işleniş şekilleri ve sair haller gözetilerek alt sınırdan ceza tayin edilen ve hakkında TCK'nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim hükümleri uygulanan sanık hakkında, üzerine atılı suç nedeniyle oluşmuş somut bir zarar da bulunmadığı gözetildiğinde hükümden önce 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy