MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Suçtan zarar gören şikayetçi kurum vekilinin 24.02.2010 tarihli celsede davaya katılma isteğinin karara bağlanmadığının anlaşılmasına göre; şikayetçi idarenin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip, aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın, elektrik borcundan dolayı mühürlenen sayaçtaki mührü bozduğu iddiasıyla açılan davada suçlamayı kabul etmememiş ise de, kurumdan gelen cevabi yazıda mühürleme tutanağının elektrik panosuna bırakıldığının belirtilmesi, tutanak düzenleyicisi ...'ın tutanak içeriğini doğrulayarak anılan tutanağı panoya astıklarını beyan etmesi, dosyada mevcut mühürleme ve mühür bozma tutanakları içeriklerinden sanığın mühürlemenin konuluş amacına aykırı olarak elektrik kullanmaya devam ettiği, böylece suçun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy