MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d-son, 52/2-4, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 4.800,00 TL adli para cezası,
2- 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddelerince 2 yıl 4 ay hapis cezası
I- Sanığın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 27.01.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanığın “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise :
1- Suça konu belgeler hakkında düzenlenen 09.03.2007 tarihli kriminal raporda aldatma yeteneği hususunda bir değerlendirmenin yapılmamış olması, kurum görevlilerinin yazıdan ve içeriğindeki basamak artış tarih sıralarındaki eksikliklerden şüphe etmesi üzerine ilgili yerden yazının doğruluğunun araştırılması sonucunda 11.03.2003 tarih ve 1517 sayılı yazının... İstanbul İl Müdürlüğü tarafından düzenlenmediğinin tespit edilmesi, mahkemece adli emanette bulunan belge asılları duruşmaya getirtilip incelenmeden kararın verilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da göz önüne alınıp, öncelikle sahte olduğu iddia edilen ve adli emanette bulunan belge asıllarının duruşmada incelenmesi suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra, gerektiğinde katılan kurumdan da sorulmak suretiyle söz konusu 11.03.2003 tarihli belgenin mevcut haliyle kurumlar arasında geçerli bir belge vasfını haiz olup olmadığı, bu tür belgelerde bulunması gerekli tüm unsurları taşıyıp taşımadığı, resmi yazışma kural ve usullerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği sorularak, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Sanığın, 03.01.2003 tarihinde müşteki ... adına hizmet sürelerinin toplanarak bildirilmesi talebini içeren matbu dilekçeyi imzalayıp katılan kuruma vermesi, aynı şekilde sanığın 27.01.2005 günü katılan kuruma bu kez müşteki ... “ Tahsis talep ve taahhüt “ belgesini imzalayıp bu belge ekinde suça konu... İstanbul İl Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş gibi resmi belge niteliğindeki hizmet sürelerini gösteren 11.03.2003 tarih ve 1517 sayılı yazıyı da vererek kullanmak şeklindeki eylemleri nedeniyle 765 sayılı Yasanın 345 ve 5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 207/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması istemi ile kamu davasının açılması karşısında; sanığın 03.01.2003 ve 27.01.2005 tarihli eylemleri arasında geçen zaman aralığı dikkate alındığında yenilenen suç kastıyla hareket ettiği, bu nedenle 03.01.2003 tarihinde müşteki ... adına hizmet sürelerinin toplanarak bildirilmesi talebini içeren matbu dilekçeyi imzalayıp katılan kuruma verme şeklindeki eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 345/1(5237 sayılı TCK'nun 207/1) maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik , 27.01.2005 tarihinde suça konu “ Tahsis talep ve taahhüt “ belgesi ile 11.03.2003 tarihli belgenin aynı anda katılan kuruma verilmesi şeklindeki eyleminin ise belgelerin aynı anda katılan kuruma verilmesi nedeniyle somut olayda 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulanma koşulları mevcut ise de; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak 'değişik zamanlarda' denilmesi nedeniyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı cihetle lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53. maddeleri uyarınca resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanığın 03.01.2003 ve 27.01.2005 tarihli eylemlerinin bütün halinde zincirleme şekilde tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy