MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgeyi bozmak veya yok etmek
HÜKÜM : 1- Lehe olduğu değerlendirilerek 765 sayılı TCK'nun 504/3-7-son, 522/1, 523/1. maddeleri uyarınca 9 ay hapis, 306,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2- Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 205/1-son, 53/1-2-5. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, maddedeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına
I- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin vaki temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında resmi belgeyi bozmak veya yok etmek suçu nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
... Adliyesinde hizmetli olarak görev yapan sanığın suça konu tahakkuk müzekkeresi verile emri ile ödeme bordrosu belgelerini görevi gereği düzenleme yetkisi bulunmadığından, eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 348. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 342/1. maddesinde düzenlenen memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 348. maddesi delaletiyle 342/1 ve 5237 sayılı TCK'nun 205/1-2. cümlesinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy