MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belge gizlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın 2004 takvim yılına ait yasal defter ve belgelerin istenmesine ve 23.02.2009 tarihli vergi suçu raporunun bu eyleme ilişkin düzenlenmesine rağmen, sanık hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 09.03.2009 tarihli mütaalanın ve 17.04.2009 tarihli iddianamenin 2006 yılına ait defter ve belgelerin istenmesine ilişkin düzenlendiği anlaşılmakla, ibrazı istenmeyen yıla ait defter ve belgelerin ibraz edilmemesi eyleminden yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2-Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre, defter ve belge gizleme suçunda, gizleme suçu işlendikten sonra aynı döneme ait defter ve belgelerin yeniden ibrazının istenmesine rağmen gizlenmesinin yeni bir suç oluşturmayacağı; 05.10.2006 tarihinde sanığın 2004 yılına ait defter ve belgelerinin istenmesi ve sanığın teslim etmemesi ile atılı suçun oluştuğu gözetilmeden, 10.11.2008 tarihinde aynı döneme ait defter ve belgenin yeniden istenmesi ile kabul edilen suç tarihine göre beraat yerine yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi,
3-Defter ve belge gizleme suçlarında suç tarihi defter ve belgelerin ibrazı için verilen sürenin bitimini izleyen gün olduğu, istenen defter ve belgelerin ait oldukları yılların suç tarihi olmadığı cihetle; sanığa yüklenen defter ve belge ibraz etmemek suçunun tarihi 25.11.2008 olması ve yürürlükteki mevzuata göre karar verilmesi gerektiği halde 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle yapılan değişiklik ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesinde yazılı cezanın alt sınırının l yıla çıkarıldığı gözetilmeden 2004 yılına ait defter ve belgeler istenmesine rağmen 2006 yılının defterlerinin istendiği gerekçesiyle 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesinin 5728 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki halinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
4-Kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy