MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : 1- Sahte fatura düzenlemek suçundan; beraat,
2- Defter ve belgeleri gizlemek suçundan; mahkumiyet
1- Sanık hakkında ''defter ve belgeleri ibraz etmemek'' suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki ve sonraki haliyle 213 sayılı VUK'nun 359/a-2. maddesi ve 5237 sayılı TCK’nun bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti yapılmamış ise de; 5728 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki 213 sayılı VUK’nun 359/a-2 maddesi uyarınca belirlenen temel ceza sonuç itibariyle sanık lehine olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama gerekçeleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında ''2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek'' suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sahte fatura düzenlemek suçunda suç tarihinin düzenlenen en son fatura tarihi olduğu, dosyanın incelenmesinde sanık tarafından düzenlendiği tespit edilen son faturanın 08.04.2005 tarihli olması nedeniyle suç tarihinin de bu tarih olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.03.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy