MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık malını satın alma, plakada ve trafik tescil belgesinde sahtecilik
HÜKÜM: Asıl karar: Mahkumiyet
Yokluğunda verilen karar, 08.02.2006 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, anılan maddede belirtilen ” ...adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir” hususu yerine getirilmeden yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmış, ayrıca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK.nun 232/6. madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmiş olması gerektiği, somut olayda hüküm fıkrasında temyiz başvuru şeklinin açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle, sanığın temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, hukuken yok hükmünde olan temyiz isteminin reddine ilişkin 26.03.2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “hırsızlık malını satın alma, plakada ve trafik tescil belgesinde sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü bulunmadığı takdirde infazının durdurulmasına ve sanığın TAHLİYESİNE, salıverilmesi için yazı yazılmasına, 03.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.