MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Davanın reddi
Sanığın davaya konu eyleminin Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/1086 Esas, 2010/824 Karar sayılı dosyası kapsamında kalması ve bu mahkemece de sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması karşısında; mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında aynı hususta mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223/7. maddesi uyarınca reddi gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.12.2013 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Sanık hakkında 09.12.2009 tarihli iddianame ile Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış ve iddianameye 12.11.2009, 23.11.2009, 24.11.2009 tarihli mühür bozma tutanakları konu edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda mahkeme tarafından TCK.nun 203/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Daha sonra aynı yer ile ilgili olarak 09.12.2009 tarihli mühür bozma tutanağı nedeniyle 04.01.2010 tarihinde Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesine incelemeye konu dava açılmıştır. Önceki kamu davasına konu iddianame tarihi ile davamıza konu suç tarihi aynıdır. Suç saati ile iddianame saati bilinemediğinden sanık lehine yorum ile hukuki kesintinin meydana gelmediğinde ihtilaf bulunmamaktadır. Her iki iddianamede yazılı eylemler zincirleme olarak işlenmiş tek mühür bozma suçunu oluşturacaktır.
İhtilaf konusu husus 09.12.2009 tarihli suçu içeren 04.01.2010 tarihli iddianamenin mükerrer olup olmadığıdır.
CMK.nun 225/1. maddesi hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verileceğini düzenlemektedir. İddianameye konu edilen eylem hakkında ikinci davanın açılması halinde mükerrer olacaktır. Zincirleme suç içinde kalabilecek, ancak ilk iddianameye konu edilmeyen eylemler hakkında mükerrerlikten hüküm kurulmaması gerekir. Nitekim CMK.nun 223. maddesinin 7. fıkrasında "aynı fiil" nedeniyle açılmış bir dava veya hüküm aranmıştır.
Bu gibi durumlarda mahsup hükümlerine göre karar verilmelidir. Dairemizin eylem sayısının çokluğu, suç kastının yoğunluğu nedenleriyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği yönündeki düşüncesine uygun olarak ikinci davaya bakan mahkeme temel cezayı alt sınırdan ayrılarak belirleyebilir ve mahsup kurallarını uygulayarak sorunu çözebilir.
İkinci kamu davasının reddi halinde, ilk dava hakkında herhangi bir hukuksal nedenle beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması durumunda sorunlar ortaya çıkacaktır.
Açıklanan nedenlerle Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1086 esas, ve 2010/2009 Karar sayılı, kamu davasının mükerrer olduğu gerekçesi ile reddine ilişkin hükmünün onanması kararına katılmıyorum. 20.12.2013
Full & Egal Universal Law Academy