MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM : TCY'nın 204/1, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis
TCY'nın 157/1, 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2.080 TL adli para cezası.
I) Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı 22.12.2009 tarihinde verilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 18.01.2010 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) Sanık müdafiinin "sahtecilik" suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın suç kastının yoğunluğu gözetilmeden temel ceza ve zincirleme suç hükümlerine ilişkin artırımın alt sınırdan uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III) Sanık müdafiinin "dolandırıcılık" suçuna yönelik temyiz itirazlarınının incelenmesine gelince;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, dolandırıclık suçunun oluşabilmesi için; bir kimsenin iyi niyetinden yararlanarak kandırıcı nitelikte hile ve desiselerle onu yanıltıp kendisine veya bir başkasına haksız çıkar sağlaması gerekir. Kullanılan hile ve desiseler ile mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu haksız bir çıkar sağlanmalı, mağdur veya bir başkasına zarar verilmelidir. Mağdur veya bir başkasına verilen zarar, sanığın hileli söz ve davranışlarından sonra ve bu nitelikteki söz ve davranışların sonucu oluşmalıdır.
Önceden oluşmuş zarar veya doğmuş bir borç için sanığın müştekiye karşı hileli davranışlarda bulunması halinde bu suç oluşmaz. Zira karşı taraf, zararın veya alacağın varlığından haberdar olup zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu oluşmamıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, sanığın suça konu senetleri önceden doğan bir borç için verip vermediğinin araştırılmasından sonra hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2) Sanık hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükümde TCK'nun 157/1. maddesi gereğince hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 100 gün olarak tayini ile çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy