MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Aslı olmayan evrakın suretinde sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanık ...'ın; 765 sayılı TCY'nın 339/2, 59/2.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması.
Sanık ...'ün; 204/2, 43/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması. (2 kez)
TCK'nun 158/1-e, 43/1, 168/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 4.640 TL adli para cezası ile cezalandırılması. (2 kez)
Sanık ...'ün;204/1, 43/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılması. (2 kez)
TCK'nun 158/1-e, 43/1, 168/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 4.640 TL adli para cezası ile cezalandırılması. (2 kez)
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak ve hakkı olmayan yere tecavüz, sanık ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz ve sanık ... hakkında dolandırıcılık suçlarından açılmış olan kamu davalarıyla ilgili mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine dair hükme yönelen sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Suç tarihinde tapu sicil müdürlüğünde şef olarak görev yapan sanığın siciline uygun olmadığı halde tapu kaydına siciline uygundur kaşesini vurmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; Doğrudan gelir desteğinde kullanılmak üzere tapu kaydında sahtecilik yapılmadan gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş suretinin tasdik edilmesi şeklinde oluşan eylemin 765 sayılı TCK.nun 341/2 maddesinde öngörülen suçu oluşturması nedeniyle değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “aslı olmayan evrakın suretinde sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.07.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar ... ile ...'ün resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkümiyetlerine dair hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'ün temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin, yerinde görülmeyen ve sanık ...'ün, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Suç tarihinde köy muhtarı olan sanık ...'ün, kardeşi diğer sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 2003, 2004, 2005 ve 2006 yıllarında doğrudan gelir desteği ödemesinden faydalanabilmek amacıyla tapuda mera olan 2 taşınmazı tarla vasfında gösterip bu şekilde başvuru evraklarını sahte düzenleyerek sanık ... adına anılan yıllarda devletten doğrudan gelir desteği ödemesini almaktan ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin;her yıl yenilenen kasıtlarla işlenmesi nedeniyle her yıl için ayrı sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu, bu kapsamda; sanıkların 2003 ve 2004 yıllarında doğrudan gelir desteği başvurusunda İlçe Tarım Müdürlüğüne sundukları dosyalar içerisinde Yeniköy Gölönü Mevkiinde kain 4 ada 2 parselin mera olmasına ragmen tarla gibi gösterilerek düzenlenen sahte tapu kaydını kullanarak işlem yaptırmaları nedeniyle eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/3. maddesi kapsamında kalan suçu oluşturduğu, muhtar olan sanık ...'ün, düzenlediği diğer suça konu belgelerin ise anılan Yasanın 355. maddesinde özel olarak yaptırıma bağlanan “şahadetname” niteliğindeki belgelerden olduğu cihetle 765 sayılı TCK.nun 79. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği, 2005 ve 2006 yıllarında düzenlediği belgelerin ise, 5237 sayılı TCK.nun 204/2. maddesinde öngörülen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarına uygun bulunduğu, diğer sanık ...'ün eylemlerinin de anılan suçlara iştirak olduğu gözetilerek, 2003, 2004, 2005 ve 2006 yılları için yukarıda açıklanan şekilde ayrı ayrı sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından hükümler kurulması yerine, doğrudan gelir desteği başvurusunda kullanılan sahte tapu kayıtları esas alınarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların ceza miktarları itibariyle kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 05.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy