MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, "2005 takvim yılında sahte belge kullanmak" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamında bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de incelenen, birden fazla belgenin kullanılmasını zincirleme suç sayan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a- 213 sayılı Yasanın 359/b-l ve 5237 sayılı TCK'nun 43. maddeleri uygulaması ile belirlenen hürriyeti bağlayıcı cezadan TCK'nun 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasında hesap hatası sonucu 18 ay 22 gün yerine 18 ay 25 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b- 5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında, mahkemece “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi halinde sanığın ertelenen cezasının tamamen infazına" denilerek infaz aşamasını da kısıtlayacak şekilde hüküm tesis edilmesi,
c- Sanık hakkında verilen 18 ay 25 gün hapis cezasının ertelenmesi kararının kanuni neticesi olarak 5237 sayılı TCK'nun 51/3. maddesi hükmü uyarınca, takdir edilen denetim süresinin alt sınırının, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı dikkate alınmadan 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
d- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1 ve 3. fıkralarında yazılı hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan 2 numaralı hükmün 3 6 ve 8. fıkralarında belirlenen '18 ay 25 gün hapis, 1 yıl denetim süresi ve tamamen' ibarelerinin çıkartılarak yerine '18 ay 22 gün hapis, 18 ay 22 gün denetim süresi, kısmen veya tamamen' ibarelerinin eklenmesi yine 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında, "2005 takvim yılında muhteviyatı itibariyle sahte belge düzenlemek" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın muhteviyatı itibariyle sahte olarak düzenlediği tespit edilen ve dosya kapsamında yer alan suça konu faturanın son olarak 09.04.2005 tarihli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2005 takvim yılında muhteviyatı itibariyle sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 09.04.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy