MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : a) Sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan zamanaşımı nedeni ile düşürülmeye dair.
b) Sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine ilişkin.
c) Sanık ... için;
cc) 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin.
ccc) Dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin.
1- Sanıklar ..., ..., ..., ... (...), ... ve ... hakkında ''nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik'' suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşamayan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ... (...), ... ve ... hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan açılan kamu davasında, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, yine aynı sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 16.12.2004 ve 08.03.2005 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki delilleri hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre değerlendirerek sanığa yüklenen suçun sabit olduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki ilk bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2200.00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında ''nitelikli dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ''nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 27.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy