MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memura yalan beyanda bulunmak, dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “memura yalan beyanda bulunmak ve dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, kesici son işlem olan “memura yalan beyanda bulunmak suçuyla ilgili sanığın sorgusunun yapıldığı 22.06.2004” , “dolandırıcılık suçuyla ilgili olarak sanığın sorgusunun yapıldığı 14.04.2006” tarihlerinden ; resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden ise, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki cezasının üst sınırına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 22.06.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy