MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : 1- Şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik suçundan; beraat,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan; zamanaşımı nedeniyle düşme,
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık müdafiinin, sanık hakkındaki beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyiz talebinin olmadığı, yine kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi kararına karşı derhal beraat kararı verilecek haller dışında temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla; vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ''nitelikli dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
''İnşaat İskan Ruhsatı'' alabilmek için inşaat sahibinin SSK'na prim borcu bulunmadığına dair belgelerin, bu işle görevli olmayan sanık tarafından düzenlenmesinden ibaret eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 356. maddesinde öngörülen "şahadetname niteliğinde belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen suç vasfına göre "şahadetname niteliğinde belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğindan aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasınıın gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy