MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Her iki suçtan mahkumiyet
I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
Suça konu çeklerin katılana aynı anda verildiğinin anlaşılmasına göre olayda 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından, 5237 sayılı TCK lehe olduğu halde 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddeleri ile hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sahtecilik suçundan kurulan hüküm fıkrasından “765 sayılı TCK'nun 342/1.” ibaresinin çıkarılıp yerine “5237 sayılı Yasanın 204/1.” ibaresi yazılmak, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tamamen çıkarılmak, “765 sayılı TCK'nun 59/2.” ibaresi çıkarılıp yerine “5237 sayılı TCK'nun 62.” ibaresi yazılmak ve sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirilmek ve hüküm fıkrasına “aynı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 21.03.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy