MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : ...: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluğu,
5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52, 35/2, 62, 50/1-a maddelerine göre 20 YTL ve 1500 YTL adli para cezasına, ...: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53/1. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluğu,
5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52, 35/2, 62, 50/1-a maddelerine göre 20 YTL ve 1500 YTL adli para cezasına.
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 504/3, 61 (5237 sayılı TCK’nun 158/1 -f, 35) maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen değişen vasfına göre “nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar; “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden ise 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli zamanaşımının ise, en son kesici işlem olan sanıklar hakkında mahkumiyet kararının verildiği 15.11.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2, 66/1-e ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy