MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık ...'nın yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1- Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan karşılaştırmada, 5237 sayılı TCK hükümlerinin tatbiki halinde, aynı Yasanın 204/1. maddesi uyarınca verilecek cezanın, olayda uygulanma yeri olmayan 204/3. maddesi gereğince artırılacağından bahsedilmiş ise de, 765 sayılı TCK hükümlerinin tatbiki ile yapılan mevcut uygulamanın açıkça sanıklar lehine olduğu görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmolunan ceza miktarı ve sanıklardan ...'nın, suç tarihinden önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle koşulları bulunmadığından 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanıklar hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafıinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...'nın ise; kendisinin suç işlemediğine, mahkumiyetine yeter delil bulunmadığına, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, belirtilen hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen ‘dolandırıcılık’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar Esas No : 2012/20223
gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafii ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında 'dolandırıcılık' suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy