MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-5237 sayılı TCK'nun 157/1, 52, 53, 51. maddelerince 1 yıl hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulanması, 100,00 TL adli para cezası, hapis cezası tecil
2- 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 53, 51. maddelerince 2 yıl hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması, tecil
1- Sanık hakkında ''dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
a- Resmi evrakta sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca alt sınırdan uygulama yapılması halinde, ceza miktarlarının aynı olmasına karşılık, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nun aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden ve denetime olanak sağlayacak şekilde uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 02.03.2010 gün ve 2010/9-47 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilamı ve aynı yöndeki kararlarında belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için objektif ve subjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimine göre ilerde bir daha suç işlemekten çekinmesine neden olacağı gerekçesiyle cezası ertelenen sanığın dosya arasında bulunan adli sicil kaydına göre CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel mahiyette kasıtlı suçtan önceki mahkumiyeti bulunmadığı gibi katılanın suç nedeniyle oluşan zararını giderdiği anlaşılmasına rağmen, ''sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığından'' şeklinde dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy