MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1- Katılan vekilinin sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine bulunan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Katılan vekilinin sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin 24.03.2008 havale tarihli temyiz dilekçesinde; sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini, eldeki dosyada katılana borcunun bulunduğunu kabul etmesine rağmen, Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2008/30 ve 2008/29 sayılı dosyalarında takibe koydukları bonolara itiraz ettiğini belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2008/30 ve 2008/29 sayılı takip dosyaları getirtilip incelenerek bu takiplere konu bonoların eldeki davaya konu bonolar olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın bu takiplere hangi gerekçelerle itiraz ettiği ve bonolarda farklı bir adresin yazılıp yazılmadığı da belirlenerek sanığın suç kastıyla hareket edip etmediği bu takip dosyaları da nazara alınmak suretiyle tartışılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy