MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan; beraat, sahtecilik suçundan; mahkumiyet Sanık ... hakkında her iki suçtan; beraat
1- Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; 6762 sayılı TTK’nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca senet metninde bulunması zorunlu unsurlardan olan "tanzim yerinin” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı cihetle, dosyada sureti bulunan suça konu senette açıkça düzenleme yeri belirtilmediğinden ve senedi düzenleyenin ismi yanında yazılı adresin de hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmediğinden, suça konu senedin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğunun gözetilmemesi;
2- Dolandırıcılık suçu yönünden ise sanıkların, katılandan aldıkları senedin vade tarihinde tahrifat yaparak icra takibine koymak suretiyle yarar sağlamaya çalıştıklarının iddia olunması karşısında; eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3, (5237 sayılı TCK. nun 158/1-d.) maddesine uygun suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması;
Yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy