MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan: Beraat Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
I- Sanıklar hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen karara karşı yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıkların farklı gerçek kişiler adına, suça konu senetleri sahte olarak düzenleyip, bankaya teminat olarak vermeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin adlarına senet düzenlenen her bir gerçek kişi yönünden ayrı ayrı sahtecilik suçunun oluşacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmolunan ceza miktarı itibariyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen karara karşı yapılan temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, ... Bakırköy Şubesi’nin 02.05.2007 tarihli cevabi yazısından en son kredinin 14.04.2005 tarihinde kullandırıldığının belirtilmesiyle menfaatin bu tarihte elde edildiği kabul edilerek yapılan incelemede; yüklenen suç tarihi olan 14.04.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy